Bugün: 31.10.2020

Corona Virüsü Projemi

Dünyayı kasıp kavuran corona virüs olayına realist bakış

Zatürre ve Corona Projemi

Dünyayı kasıp kavuran virüs olayına realist bakış


Biyolojik tıp ileri zamanlarda ne gibi salgınların olabileceğini büyük bir olasılıkla tam olarak tahmin edebilir. insanların yaşam biçimlerinden yedikleri ve içtiklerinden meyve ve sebzelerden yola çıkarak hangi salgının ne şekilde olabileceğini üç aşağı beş yukarı tahmin edebilirler. Bu açıdan baktığımızda “zatürre” salgının 2019 veya 2020 de olabileceği tahminler arasındaydı.


Aralık 2019 dan beri dünyanın pek çok ülkesinde zatürre salgını kitlesel hale gelmiş. Çok sayıda insan hastanelerde yatarak tedavi olmuş. Bir kısmı da vefat etmiştir. Buraya kadar sorun yok. Sorun Çin memleketinde doğaya faydaları farklı alanlarda olan bazı hayvanların insanlar tarafından acımasızca katledilerek pazarlarda satılması ve yenilmesinden kaynaklanan bulaşıcı virüstür. Çin devleti bu virüsü saklayarak dünyaya yayılmasına sebep olmuştur.


Sosyal medyada ve bazı televizyon kanallarında bu konuda komplocu tavırlar sergilenmekte. Aslı astarı olmayan yorumlar yapılmaktadır. Masa başında oturarak komplo teorileri üretenlere fırsat doğmuş ve ne kadar komplo teorileri varsa hepsini virüsle birlikte piyasaya sürmüşlerdir. Bu komplocu bakışların insanlar üzerinde azda olsa olumlu etkileri olabilir. Ancak virüsle mücadeleye sekte vurmaması temel prensip olmalıdır. Hatta virüsü fırsat bilen kapitalist tekelciler ülkelerin bütçelerini de boşalta bilirler. Zaten kapitalizm fırsatçılıktan faydalanan tek ekoldür. Muhtemel bu dönemde de ülkelerin kasaları kapitalistlere hibe edilecektir. En azından büyük oranda olacak bu. Ancak bu bizim zatürre salgını ve corona virüsüne bakışımızı etkilememelidir.


Eceli Gelmeyen Ölmez

Allah’ın belirlediği zaman gelmeden ve O’nun izni olmadan hiç kimse ne yatağında ne de düşman saldırısıyla ölmeyeceği gibi O’nun belirlediği süreden fazla bir an bile yaşayamaz. Kişinin ömrü, sınırları yüce Allah tarafından belirlenmiş ve takdir edilmiş bir zaman diliminden ibarettir. Âyetin “yazılıp bir süreye bağlanmış” anlamındaki bölümü bunu ifade eder. Bu süre ne bir saniye ileri ne de bir saniye geri alınır. Bu ilâhî kanun –peygamberler dahil– bütün insanlar için aynı derecede geçerli olduğu gibi toplumlar için de geçerlidir. Aliimran 145


Çin devleti bu virüsü vaktinde dünyaya duyurmuş olsaydı dünya genelinde milyarlarca insan işinden aşından eşinden olmayacaktı. Kapitalizm devletlerin kasalarını boşaltamayacaktı. Corona virüsüne bakışımız realist ölçülerde böyle olmalı. Komplocu düşüncelere saygı duymak ve o düşüncelerden olumlu etkilenmek zorunluluğu var. Çünkü dünyada birileri o planları yapmakta. Komplo teorilerine benim bakışım bu ölçektedir. Hepsini elimin tersiyle itip atmam ancak zatürre ve corona olayına da karıştırmam.Toplumları korku psikolojisiyle yönetmeye çalışırsan bunun bir noktada patlayacağını hesap etmelisiniz.


Olayın Bir Başka Yüzü

Yeryüzünde Özelikle Müslümanlar kesiliyor. Asılıyor. Yakılıyor. Zulüm devam ediyor. Kimse umursamıyor. İnsanlık onurunu kaybetmiş hayvani duygularına teslim olmuş. Bunlara karşı böyle bir uyarı olabilir.


Türkiye olarak alınan önlemler bana göre gereksiz ve afaki önlemlerdir. 65 yaş sınırı belki 75 yaş kronik hastalar olarak revize edilebilirdi. Diğer önlemler hijyen kuralları  üzerinde hassasiyetle durulmalı ve sağlık müdürlükleri belediyeler denetimlerini bu doğrultuda sıklaştırmalı. Toplum hijyen kuralları noktasında bilgilendirilmeli. Bilgisiz toplumlar marketleri boşaltır stok yaparlar. Bu konuda toplumsal yetersizliğimiz oldukça yüksek. Devlet tüm kurumlarıyla bu konuya önem vermeli.


"Sigara, Alkol ve Uyuşturucu" 

Hayatın durdurulması asil sorun olan sigara Alkol ve Uyuşturucuyu unutturmuştur. Bağışıklık sistemi kötü olanlar tüm virüslere yenik düşerler. Zatürre Grip Nezle ve benzeri virüsler bağışıklık sistemi çökmüş insanları daha çok etkilerler. Hatta ölümlere bile sebep olabilirler..Zatürre virüsünün nereden bulaştığı henüz bilinmemektedir. Oysa asil toplumumuzu corona virüsüne yenik hale getiren zatürre virüsüdür. Corona virüsü ise zengin fakir ayırmadan özellikle Sigara Alkol ve Uyuşturucu bağımlılarını tepelemekte. Bağışıklık sisteminde sorun olan herkesi bir şekilde yoklayarak dayanma gücünü test etmektedir.


Sonuç olarak toplumsal izolasyon kaldırılmalı. Millet işine aşına okuluna devam etmeli. Aksi halde toplumsal izolasyon toplumsal başkaldırı olarak karşımıza çıkabilir. Bu konuda komplocu düşünenlerden değilim. Ancak toplumsal olaylar böyle gelişirler. Türkiye sanki oraya doğru gidiyor.


Ankaraya Önerimiz

Vergi sistemini değiştiriniz. Vergiyi servetten alarak geliri tabana yayan sistemi getiriniz. Bu sistemde halkta devlette zengin olur. Gelir taban yayılırsa bu tüketimi tetikler. Tüketim üretimi tetikler. Üretim istihdamı tetikler. İstihdam kaliteyi tetikler. Toplum eşit oranda zenginleştikçe devlette zenginleşir.


Uyarılara kulak tıkayan Ankara maalesef bizim tahmin ettiğimiz sıkıntıları yaşamaya başlıyor. Anlayan anladı.




Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 10752

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.