Bugün: 19.01.2020
  • Ana Sayfa
  • »
  • Başkanlık Sistemine Neden EVET Dememiştik!.

Başkanlık Sistemine Neden EVET Dememiştik!.

Türkiye 2002 de İhtiyaç Duyduğu Reformlara Bugünde İhtiyaç Duymaktadır.
Başkanlık Sistemine EVET Dememiştik Bugün neden EVET demediğimiz ortada. Halka sunulan sistemin her sorunu çözeceği anlayışına katılmamıştık. Çünkü 2002 den beri iktidarda olanlar Türkiyenin hiç bir sorununu çözememişlerdir. Başkanlık sistemi ile sorunların çözüleceğini iddia edenlerin bugün gelinen noktada nasıl bir yanlışlık yaptıklarının farkına hala varmış değiller. Başkanlık sistemi Osmanlı yönetim şeklinin Fransa ve Amerikaya taşınarak adına BAŞKANLIK dedikleri modeldir. Fransa yarı başkanlık derken başkanın yetkilerini oldukça fazla tutmuştur. Fransada başbakan da olmasına rağmen başkan tüm kararları verir. Amerikan model Osmanlıya biraz daha fazla benzemektedir. Başkanın yetkileri olmasına rağmen yetkilerini kullanmasına denetimsel getirilmiş senatonun onayı şart koşulmuş. Osmanlıda padişahlar uluslararası arenada tam yetkili olmasına rağmen içeride yetkileri sınırlı idi. Osmanlıyı veziri azam ve sadrazamlar yönetirdi. Osmanlıdaki model bugünkü Hollanda ve İngiliz Kraliyet modeline benzerdi. Türkiye de getirilen BAŞKANLIK Oligarşik monarşı ile yönetilen ülkeler hariç dünyanın hiç bir ülkesinde hiç bir zaman olmamıştır. TEK Adam profili herzaman sorunlu profildir. 2010 yılı Anayasa değişikliğinden sonra TEK Adam profiliyle yönetilen Türkiye BAŞKANLIK sistemiyle daha da kötüye gidecek ve ülke zindana dönecekti. Biz bunu o zamandan biliyorduk. Muhalefet ederken şunları söylüyorduk. Amerikadaki senato benzeri 9 kişilik bir Başkanlık Şurası oluşturulsun ve bu şura üyeleri seçimle gelsinler. Başkanın oyu 2 sayılarak toplamda 11 oyla yönetim kararlarını alsın. Bugün Türkiyenin kurtuluşu o gün önerdiğimiz Başkanlık Şurası sistemiyle çözüleceğini düşünüyor ve hala öneriyoruz. Vakit geçirmeyin. Halk Fransadaki gibi sokaklara inmesin. Halkı patlatmayın. Biranönce bu değişikliği yaparak ülke yönetiminde TEK Adam profiline son verilmeli. Tabii ki BAŞKANLIK ŞURASI değişikliği yeterli değildir. Milletvekili sayısı 250 ye düşürülmeli. Vekiller tercihli sistemle liderlerin seçtikleri değil halkın istedikleri olmalı. Vekilleri liderler seçtiğinde yanlışı gören vekiller yanlışın düzeltilmesine değil vekilliğinin devamına çalışacakları için Başkanı azletme işlemine girişemeyeceklerdir. TBMM de Yasa Çıkartmak İçin İhtisas Komisyonları Oluşturulmalı. Bu Komisyonların işi Yasa Siparişleri Doğrultusunda yasa Hazırlamak ve Geçmiş Yasaları Lağvetmek İçin TBMM ye Çalışmalar Yapmak Olsun. Bugün Çok Sayıda Demode Olmuş Yasa Yönetmelik ve Yönerge Bulunmakta. Bunlar kaldırılmalı. Bugün Ülke Perişan Durumda. Başkana kimse çıkamamakta. Çeteler mafyalar bakanlıklardan istedikleri yönetmelik/Yönergeleri çıkartabiliyorlar. Başkanın haberi bile olmuyor ve olamıyor. Çünkü başkana karşı çıkabilecek veya söz söyleyebilecek tek merci Emine Erdoğan. Başkan hiçbirşeyden haberdar edilmemekte. Karayolları taşımacılığı yönetmeliğini hangi çeteler çıkarttı bilmiyorum ama bu yönetmelik milletimizi inim inim inletmekte. Şehirlerarası otobüsler terminal olmayan yerleşim yerlerinde yolcu indiremiyor ve bindiremiyor. Bazı yerler var ki mesela Samsundan Bafraya kadar terminal yok. Ya samsunda ineceksin veya Bafrada. Samsun Bafra arası Yaklaşık 60 km. Türkiyenin heryeri böyle. Mesela İstanbuldan Tokat tarafına giden bir vatandaş Memleketi Erbaa da inmek isterse inemez. 23 km berisindeki Taşova da veya Tokat ilinde inecektir. Ankaradan Yalovaya otobüse 70 TL Vereceksiniz Çiftlikköyde evinizin yakınında inemeyecek 8 km uzaktaki terminale götürüleceksiniz 50 tl dolmuş taksiye vererek evinize geleceksiniz. Bu sıkıntılar başkana ulaştırılamıyor. Asil sorun burada. Başkana ulaşsa başkan bu sorunu hemen çözer. Bunu herkes biliyor. İşte TEK Adam olmak böyle sorunları beraberinde getirmektedir. Başkanlık sistemine bundan dolayı evet demedik. Başkanlık şurası olmuş olsaydı ve vekiller tercih sistemiyle liderlerin değil halkın istedikleri arasından seçilseydi yasama yürütme ve yargı daha rahat olacak işler birbirlerini kontrol mesabesinde ülkenin ve halkın yararına olanlar olacaktı. Türkiye 2002 de İhtiyaç Duyduğu Reformlara Bugünde İhtiyaç Duymaktadır. 1) Anayasa Reformunu 2) TSK ve Savunma Reformunu (Yapıldı) 3) Eğitim Reformunu 4) Gelir Dağılımı ve Ekonomik Sistem Reformunu 5) Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik Reformunu 6) Adalet Reformunu 7) Kamu Personel Reformunu 8) Kamu Yönetimi Reformunu 9) Tarım ve Hayvancılık Reformunu 10) TC. nin Din Öğretisi Kur an ı Kerime Endekslenerek Reforme Edilmesi Yapılmıştır. Türkiyenin 2002 deki sorunları neyse bugünde bu sorunlar aynıdır. Sağlık reformu yeniden revize edilmeli ve HASTALIK TEŞHİS MERKEZ leri kurularak hastanelerin tedavi yerlerine dönüştürülmesi sağlanmalı. SGK Açıklarını Kapatmak veya minimize etmek için HASTALIK TEŞHİS MERKEZLERİ ni Kurmak zorundasınız. Hastalıkların modern merkezlerde teşhis edilmesi, çözümlenemeyen durumlarda online sistemlerle lokal merkezlerde verilerin toplanarak ülkenin tamamına bilimsel destek sağlanarak SGK ve vatandaşlar ÖZEL hastanelerin kıskacından kurtarılmalı. Bu merkezler kurulması SGK açıklarını kısa vadede minimize uzun vadede sıfırlayarak hazine baskısını ortadan kaldıracağı tahmin edilmeli. Yukarıda bahsedilen tüm konulara gerekli çözümler üretilerek ülkemizin yeniden şahlanması mümkün hale getirilmeli. Aksi halde gitgide daha kötüye gittiğimizi artık 10 yaşındaki çocuklar bile kavramakta anlamakta vesselam.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 223

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.