Bugün: 22.07.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Alevi Açılımındaki Fiyaskonun Nedenleri

Alevi Açılımındaki Fiyaskonun Nedenleri

Açmak istediğini şeyi biliyor olmalısınız. İlkönce neyi açacağınızı öğrenmeniz gerekmektedir.

Aleviler  Açılım Fiyaskosunun Sebepleri

Türkiye Ak-Parti iktidarı ile açılım sözcükleriyle karşılaştı. Ancak yapılacak açılımların sosyal ve psikolojik boyutlarının yanında Uhrevi boyutları da önem arzetmektedir. İslam dinini bilecek kadar hurafelerden arınmış bir toplum değiliz.  Tarikatlarımız, gruplarımız, İlahiyatlarımız ve Diyanetimizle beraber hala daha savunduğumuz DİN Allah cc ın İnsanlara gönderdiği DİN değil. Böyle olunca da inançlar üzerinden yapılacak açılımlar boşlukta kalmaya devam edeceklerdir.


Türkiye devlet olarak yapması gerekenleri yapmadan “ALEVİ” açılımı yapıyoruz diye yola çıkarsa geleceği nokta burasıdır. Allah cc Müslümanların ÜMMET düşüncesine sahip olmalarını adeta emretmektedir. Ayetlerde kullandığı ifadelerle ümmet olmazsanız ümmeti düşünceye sahip olmazsanız birbirinize düşer ve dağılır gidersiniz demektedir. Bugün Müslümanlar ÜMMET düşüncesinin alanlarını daraltarak kendilerine has hale getirmişlerdir. İlahiyatçı hocalarımızın çoğu ÜMMET kelimesi hakkında beş dakika konuşamayacak kadar bilgisiz ve programsızdırlar.


“Kendin gibi inanmayan, dil, din, ırk ve sosyal düşünme tarzları kendin gibi olayan tüm insanların hukukunu kendi hukukun GİBİ görerek sahiplenme ve savunma düşüncesinin adı ÜMMETTİR”


Alevi açılımının başlangıç noktası burası olmalıdır. Aleviliği ÜMMET düşüncesi kapsamında değerlendirmek gerekmektedir. Aleviliğin ilkönce tanımı yapılmalıdır. Alevilik Din mi? Mezhep mi? Yoksa bir kültür akımı mı? Bu tanımı Alevilerin yapması gerekmektedir. Açılıma bu tanımlamadan sonra geçilmelidir.


Alevilik kendi tanımlamasını yaptıktan sonra eğer Aleviler evet biz Din misyonlu bir hareketiz derlerse  o zaman yapılması gereken ilk iş Diyanet İşleri Başkanlığının Özerkleşmesi ve yasal düzenleme yapılarak HANEFİCİLİK ten çıkartılıp Kur an ı kerim şemsiyesi altına alınmasıdır. Diyanet işleri teşkilat kanununda yapılacak değişikliklerle Diyanetin uygulamaları Hanefi mezhebi yerine Kur an ı kerim baz alınarak yapılmalıdır. Yok eğer Diyanet işleri bugün olduğu gibi Haneficilik misyonuna bağlı devam edecekse o zaman Alevilere de bu başkanlıkta yer verilmeli ve alevilikle beraber CEM evleri de meşru ibadethaneye dönüştürülmelidir. Bunu başarabileceğinizi düşünmüyorum. Çünkü Alevilere Diyanet içerisinde koltuk ve CEM evlerine resmi İbadethane işlevi kazandırdığınız da İktidarınızın sonunu getireceğinizi sizde biliyorsunuz. İşte bu sebeptendir ki Alevi açılımı başladığı noktadan ileriye gidememiştir.


Türkiye de seçimlerle iş başına gelen hiç bir iktidar Alevi açılımını bu merkezlerde yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı gerçekleştiremez. Kaldı ki defalarca darbeler yapılmıştır. Alevilerin oylarını devşiren zihniyetlerin darbeleri yaptığını bildiğimizdendir ki bu darbeciler neden bu açılımı yapmadılar veya yapamadılar. Yoksa Aleviler devletin kurucu sahibi mi görülüyorlardı. Yoksa dersim katliamlarını unutmuş olan bir alevilik mi türedi. Bunları tartışacak değilim ancak bu merkezlerde Alevi açılımının başarısız olacağını Ak-Partinin Alevi açılımına başladığı ilk günden beri yazdık çizdik ve bizzat ilgili bakana göndererek uyardık. Yaklaşık 10 yıl önce başlayan Alevi açılımında biz on yıl önce dediklerimiz gerçekleşenler oldu. Bir arpa boyu mesafe alamazsınız demiştik. Gelinen nokta işte bu noktadır.


Açılım için yukarıda bahsettiğimiz şekilde hareket edilmelidir.

Aleviler ilkönce kendi aralarında bir karar vermeliler. İslam dininin bir kültür akımını mı oluşturuyorlar veya eski Türklerin eski dinleri olan MANi dininin şaman Tarikatından mı kendilerini görüyorlar. Kendileri kendi kararlarını verdiklerinden sonra eğer kendilerini MANİ dininden görüyorlarsa o zaman laiklik ilkesi gereği CEM evleri onlar için bir tapınak veya bir medrese veya bir ibadethane olarak algılanmalı ve hükümet  bu düzlemde yasal düzenlemeler yaparak açılımı netleştirmelidir.


Aleviler kendilerini İslam dininden görürlerse o zaman yapılması gereken iş zaten var olan Diyanet teşkilatının mezhepçilikten arındırılması ve Kur an ı kerim şemsiyesi altına alınmasıyla çözülecektir. Burada diyanet işleri başkanlığının pozisyon değişikliğine gitme zorunluluğu vardır. Haneficilikten arındırılmış ve Kur an ı Kerim şemsiyesi altına alınmış bir Diyanetin varlığından kimse rahatsız olmayacaktır.


Muharrem ayı nedeniyle cumhurbaşkanlığında verilen iftardan sonra Alevi önderler okullardaki DİN derslerinin mecburilikten çıkartılmasını istediler. Bu istek bize şöyle bir ışık tutmaktadır. Biz Müslüman değiliz. Biz İslam diniyle ilgili bir dersin çocuklarımız tarafından öğrenilmesi taraftarı değiliz. Bu noktada başından beri dediğimiz noktaya gelinmektedir. Öyleyse siz neredesiniz. Eğer İslam dinini kabul etmiyorsanız ve Şamanist iseniz zaten laiklik hüviyetiyle devlet sizlerin organize edeceğiniz CEM evleri dahil diğer işlerinize karışmaz sadece kontrol eder. Din derslerinin zorunluluktan çıkartılması sizler için istekleriniz arasında en haklı olduğunuz istek haline gelir.


Makalelerimizin okunmakta ve takip edilmekte olduğunu bildiğim için tekrar sesleniyorum; yapılması gereken ilk i,ş Alevilere nerede olduklarını ve kendilerinin adreslerinin ne olduğunun sorulmasıdır. Alevilerin isteklerine baktığımız da durdukları yerleri üç aşağı beş yukarı bellidir. Aralarında İslam dinine mensubiyeti kabul edecek olan Aleviler için yapılması gereken iş Diyanet işleri teşkilat kanununda değişiklik yaparak Diyanet işlerini HANEFİCİLİKTEN arındırmak olacaktır.


Kendilerini İslam dininden görmeyen Alevilere gelince yapılması gereken iş DİN derslerinin isteğe bağlı olarak verilmemesinden yana bir düzenleme yapılmasıdır. Yani çocuklarının Din dersi görmesini istemeyenler okul idarelerine verecekleri matbu dilekçe ile bu derslerden muaf olacaklardır. Hatta din dersi deyimininde Anayasadan çıkartılarak “İlahiyat bilgisi” dersine dönüştürülmesi ve isteyen Yahudilerin Tevrat İsteyen Hristiyanlarında İncil okumalarına imkan verilmelidir. İlahiyat bilgisi dersiyle Müslümanlarda okullara Kur an ı kerim mealleriyle gelmeli ve islam dini müfredatlardan değil kendi kaynaklarından öğrenilmelidir. Bu durumda okullarda uygulamalı bir din dersi yerine çocukların ilahiyat bilgisinin yükseltilmesiyle kendi tercihlerini yapmalarının önü açılmış olacaktır.


Okullardaki din dersleri isteğe bağlı reddedilme imkanına kavuştuğu gibi örf ve adet olarak bilinenler dışında kendi tercihlerini kendilerinin yapabileceği gençlerin yetişmesine de yardımcı olacaktır. Bu nokta da ÜMMET düşüncesi hasıl olacak ve her kültür kendisine bu toplumda yer bulabilecektir. Bu hem vahye uygun olan hemde sosyolojik olarak olması gerekendir.


Hükumet bu uyarıları on yıldır dikkate almayarak kendi dar atmosferinde tabiri caizse “havanda su dövmeye” devam etmemelidir. Bu işler ya herro ya merro diye yapılamayacak kadar öneme sahiptirler. Alevi açılımının anahtarı bu makalede bir kez daha verilmiştir. Anlayan anlar herhalde. Alevilerden oy alacağım diye düşünüyor sa AKP bu hayalleri gerçekleşmeyecektir. On yıldır deli Dumrul misali fasit bir dairenin içerisinde dönüp durdunuz. Aklın yolu birdir. Gideceğiniz istikamet bellidir. Ya dönmeye devam edersiniz veya doğruların yanında yer alarak aklın yolunu kullanırsınız. Hem hükumet hem de Aleviler için geçerlidir.Vesselam...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2629

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.