Bugün: 23.07.2018

ADALET ve FITRAT

“Adalet, güzellik; zulüm ise, çirkinliktir”


Adalet; mizan, ölçülülük ve dengedir. Vicdanlı olma vasfı olan adalet, hakların belirlenmesi ve hak edenlere layık oldukları ceza veya mükâfatın verilmesini gerektirir. Adaletsizlik mefhumuyla da haksızlık ve insafsızlık kastedilir. Başka bir ifadeyle adalet, her şeyin layık olduğu ve hak ettiği yerde olması, kişinin hakkına razı olup başkalarının hakkına tecavüz etmemesi, fıtrat veya hikmet olarak da ifade edilen yaradılış gayesine uygun hareket etmesidir.


Adalet ve dengeden güzellik, nezaket ve estetik doğar; sükûnet, huzur ve hoşnutluk hâsıl olur. Adalet, insana verdiği huzur ve ulvi haz ile bilinir ve huzuru yok eden itiraz ve isyan hislerini giderir. Hak ettiğine rıza gösterme yerine itiraz etme hissinin kaynağı, fıtrattan sapış ve yaradılış gayesine aykırı davranıştır. Fıtrata aykırı hareket, adaletsizliktir.


“Adalet, güzellik; zulüm ise, çirkinliktir”



O yüzden adalet çekici, zulüm ise iticidir. Mekkeli Müslümanları Habeşistan’a hicrete tercih ettiren Habeş kralının adaletli halidir.



“Adalet, herkese hak ettiğini veren yerleşik ve değişmez gayedir.” Evrensel bir değer olan “Kanun önünde eşitlik” zengin ile fakirin, amir ile memurun, işçi ile patronun kanun önünde ve hâkim karşısında eşit muamele görmesini gerektirir. Yani hakkını aramada ve hak ettiği şeyi almada herkes eşittir. Eğer bir yerde kendilerini kanunun üzerinde gören imtiyazlılar varsa, orada adalet yoktur. Dünyanın geldiği nokta burasıdır. Bugün dünya geneline önerilen sistem, imtiyazlıların sistemidir. Demokrasi dedikleri sistemin özünde imtiyaz vardır.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2814

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.