Bugün: 19.06.2018

Neyini Neye Kurban Ettin

Muhakkak mü`minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah`tan korkun ki size rahmet edilsin.

Kurbanı Anlamak

 

Tarihin derinliklerinden gelen ve enaz insan kadar yaşlı olan bir ibadettir kurban. Kurban yakınlaşmak, istemek, arzu etmek, teslim olmak, feda etmek, vazgeçmek gibi dünya hayatını değersiz kılan Ahiri hayatı önemseyen bir ibadettir.

 

Kur an ı kerimde Habil/kabil olayıyla bildiğimiz kurbanın ilk ibadetlerden birisi olduğudur. Allah cc yeryüzünde bir süreliğine hayat sürdürmek için yarattığı insanları imtihan etmek için yeryüzünde yaşama başlattığını söylemektedir. İnsan suresinin girişinde bahsedildiği gibi hayatın üç evresinden dünya evresine imtihan edilmek için başlatılmışızdır.

 

Yaratıcı hayatı DİN olarak fıtrat olarak vererek hayatın içerisindeki fiillere bazı kurallar koyarak kuralları çiğnemeye günah veya kötülük veya kötü veya şer veya haram olarak isimlendirerek imtihan edileceklerin bu kuralları hatırlaması ve ahiretteki hayatın son evresine hazırlanması gerektiğini vurgulamaktadır.

 

Kurban imtihan kuralları arasında en zor olanı ancak en önemli olanlarındandır.

Kurban bugün et yemek olarak algılanmakta veya öyle algılatılmaktadır. Oysa kurban dünyalıklardan vazgeçmektir. Dünyayı kurban edemeyenlerin dünyaya bağlılıkları ahiri hayattaki vizelerine sakıncalıdır damgasının vurulmasına sebep olacaktır.

 

Kronolojik olarak kurban ibadetini tartışmadan sadece kurban ibadetinin yeri zamanı ve mekanı olmayan bir ibadet olduğunu hayatın tüm günlerinde tüm saatlerinde tüm vakitlerinde yapılabilecek bir ibadet olduğunu düşünüyorum. Hacca gidenlerin ise mutlaka yapmak zorunda oldukları bir ibadet olduğunu biliyor ve sembolik olarak haccını yerine getirenlere eşlik etmekte olduğumuzu düşünüyorum.

 

Kurban dışındaki ibadetlerin yeri ve zamanı olan ibadetler olduğunu düşündüğümüzde tüm zamanlara ait tek ibadetin kurban olması düşündürücü değil midir sizce. Bu kadar ehemmiyetli bir ibadetin bir zaman dilimine ait hale getirilmesi yapılan yanlışlardan sadece bir tanesidir. Kurban mahalle baskısını hissettiren bir ibadettir. Hayvan boğazlayarak boğazladığı hayvanı mahalledeki komşularıyla beraber yemenin adıdır kurban. Bir düşünce için bir inanç için kurbandan daha iyi mahalle baskısı aracı yoktur. Kurbanı anladığımız halde insan ve davet konularındaki yetersizliğimizden dolayı zaman zaman kurban üzerinden bizlerde hataya düştük. Allah inancı olmadığı halde veya hayatın bileşenlerinin DİN olduğuna inanmadığı halde hayvanlara hisseler girerek kurban kesenlerle beraber olmaktan sıkıldık, çekindik ve kendimizi eleştirdik. Oysa bu büyük ve genel ibadeti haccını yerine getirenlere destek olarak hac günlerinde sembolleştirmek için mahalle baskısını önemsemeliydik.

 

İnanç değerleri bizler kadar olmazsa bile sembolik hareket etme özverisini kabullenmek insani ve İslami olan bir meziyettir. Hayatın bileşenleri arasında beraber olamayacağımızı düşündüğümüz insanlarla kurbanda beraber olmuş isek hayata güzel yerlerinden bakmaktan başka bir yol aramamalıyız.

 

Hac aylarının (70) gün olduğunu düşündüğümüzde bugün haccın tek güne indirgenmesi ortak olduğumuz hayvanın boğazlanmasında yanımızda olan insanın durumundan çok daha güzel değildir. Vaktiyle her güzelliği kabullenebilecek bir yapıya sahip olmamız gerektiğini bilmeliyiz.

 

Hayvan boğazlamaktan kaçınan ve hayvanların boğazlanmasını sıkıntılı gören veya ortaklarında bahaneler arayan insanların toplum üzerindeki durumları marazlı olacaktır. Öldürenin Allahu ekber dediği Ölenin Lailaheillallah dediği bir dünyada kurban boğazlamaktan çekinenlerin insanları gözlerini kırpmadan boğazladıklarını görmekteyiz. Kurban bu açıdan ele alınmalı ve Allah cc ın insanın emrine amade ettiği hayvanlardan Allah cc adı anılarak boğazlanmasının ne kadarda önemli olduğunu anlamamak için ne yapmak lazım bilemiyorum.  Kan hayatın gerekleri arasında olandır. Hayvanların kanını akıtmaktan çekinenlerin veya bahane üretenlerin insanların kanlarını rahatça akıtacakları kesinlikle bilinmelidir. Bu vesileyle kurban bayramının örfü sembollerimiz arasındaki yerini anlamak ve bunu daha da güzelleştirerek örflerimiz arasına koymak zorundayız. Kurban ibadetinin sürekli olmasını önemsemek ve toplumsal bağlarımızın birleştirenleri arasındaki yerleri olarak bayramlarımızı bayramlaşma imkanı olan anlaşmalar haline getirmeliyiz.

 

Müslüman kimlikler için tek hedefimiz Rabbimize kullukta yarış olmalıdır. Ayrışmalar kalite ve değerlerimizin yok olmasına sebep olan virüsler olduğunu bilmeliyiz. Toplumsal olarak bütüncül hareket etme ve bütüncül düşünme (Ümmet) mecburiyeti olan bir topluluğun hedeflerine kendilerini koyarak hareket etmeleri helak olmak için yeterli sebep olarak görülebileceklerini bilmeleri gerekmektedir.


Unutmamaız gerekir ki hayvanları boğazlamadan önce insanları boğazlamamıza sebep olan hususiyetleri boğazlamamız kurban etmemiz gerekmektedir. Mahşeri mahkemede Rahman ve Rahım olan Allah cc sormaz mı "Neyi neye Kurban ettin" diye...

 

Senin İslamın benim islamımdan üstün değildir anlayışı dini kendisine ait görme hastalığının yansımasıdır.

 

Ümmet düşüncesi sosyolojiktir. Senin gibi inanmayan tüm kitlelerin hak ve hukuklarını kendi hak ve hukukun olarak algılama düşünme dinamiğinin adıdır ÜMMET. Müslümanların kendi aralarındaki ise İslam Kardeşliği denilmelidir. Toplumsal sorumluluk anlayışında İslam kardeşliği Ümmet kategorisinin bir gerisinde olandır. Kardeş olamayanların ÜMMET olmaktan söz etme hakları yoktur. Bugün kardeşlerinin düşüncelerini boğazlayanların yarın kardeşlerini boğazlayacaklarından kimse şüphe etmemelidir. Bu meyanda Hucurat Suresi 10. ayetini gereğini yapmak her Müslümanın görevleri arasındadır. Cehaletinden veya kandırılmışlığından dolayı kendi düşüncelerini tek doğru görenleri uyarılması gerektiği biçimde uyarmak lazımdır. Araçları amaç haline getirenlerin geri bakma fırsatı bulduklarında hatalarını göreceklerinden emin olmak lazım. Yıllardır verilen Ümmet algısı ile din algısı elbetteki polemiklerin baş sorumlusudur. Allah cc hesaba çekmeden bizler kendimizi hesaba çekmeliyiz. 


Unutmamalıyız ki iki çeşit suç vardır.

1-Feri suç

2-Toplumsal suç

Feri suçlar yaratan ile kişi arasında kalan suçlardır. Ancak Toplumsal suçlar kul hakkı gerektiren suçlardır. Toplumsal kararların hassasiyetle alınması kul hakkından ziyadesiyle uzaklaşılması önemlidir. Zira kul hakkı olan hiç bir kararın Rahmani boyutta desteği yoktur.

 

Bu vesileyle tüm alemi insanlığın et bayramını kutluyor insan vucuduna sağlık ve dirilik getirmesini arzuluyorum.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2168

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.