Bugün: 19.10.2017

Kış Hastalıkları Ve Korunma Yolları

Kış Hastalıkları Ve Korunma Yolları
Faydalı Bilgileri Öğrenmeliyiz07.12.2016 11:41

Kış Hastalıkları Ve Korunma Yolları

Kış mevsiminde ülkemizde yaşanan soğuk havaya bağlı olarak nezle, grip, faranjit, larenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit, zatürre gibi hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Enfeksiyonlar özellikle, çocukları, yaşlıları, hamileleri, kronik sağlık sorunları olanları olumsuz etkiliyor.

Kış mevsiminde soğuk havaya uyum sağlamak için vücudun daha fazla enerji harcadığına dikkat çekiliyor. Bu enerji ihtiyacı karşılanmadığında da vücut direnci düşüyor, enfeksiyonlara yatkın hale geliyor. Soğuk kış iklimde yaşayan ve yıllarını geçiren insanların soğuk havaya uyumuyla ılıman iklimde ve zaman zaman soğukta yaşayan insanların uyumunun farklı olduğu belirtiliyor. Soğuk, özellikle akciğerin akut veya kronik tüm hastalıklarını tetikler. Bronşit, astım gibi sağlık sorunları daha sık görülür. Ayrıca kronik böbrek ve diyabet hastaları, kalp hastaları, by-pass geçiren kişiler aşırı soğuklardan çok daha fazla etkilenirler. Kışın ortaya çıkan hava kirliliği de soğukla birleştiğinde sorun büyür.

Zatürreye dikkat
Kış mevsiminde artış gösteren ve iyi tedavi edilmediğinde ölüme bile yol açabilen hastalıklardan biri de zatürre. Akciğerlerin iltihabi bir hastalığı olan zatürrede, akciğerlerde bulunan hava kesecikleri, iltihabi bir sıvıyla dolar. Akciğerlerin görevi olan oksijen alış veriş fonksiyonu bozulur, kanda oksijen düzeyi azalır. Bunların sonucunda hücreler normal fonksiyonlarını yerine getiremez ve hatta bu nedenle ölüm bile görülebilir. Amerika'da bile halen ölüme yol açan hastalıklar arasında zatürre altıncı sırada yer alıyor.

Zatürre
Zatürreye yol açan 30'un üzerinde mikroorganizma tanımlanmaktadır. Zatürrenin oluşumunda bakteriler ve virüsler önemli rol oynar. Bakterilerden kaynaklanan enfeksiyonlar yenidoğan bebeklerden yaşlı kişilere kadar her yaş grubunda görülebilir. Alkolikler, yeni ameliyat olmuş hastalar, kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde pnömoniye yakalanma riski daha yüksektir. Ateş, titreme, öksürük, sarı veya yeşil renkte balgam çıkarma, göğüs ağrısı ve terlemeyle gelişir.

Zatürrelerin yarısı da virüslerden kaynaklanıyor. Virüslerden kaynaklanan zatürrelerin kısa sürede iyileştiğine dikkat çekiliyor. Ancak grip virüsü ağır zatürreye yol açabilir, altta yatan kalp , akciğer hastalığı olanlarda ve gebelerde ölüm nedeni bile olabilir. Belirtileri ateş, başağrısı, kuru öksürük, kas ağrısı ve halsizlik gibi gripal infeksiyonlarda görülen belirtilerdir.

Zatürre nasıl tedavisi edilir?
Zatürre tedavisinde antibiyotiklerin yanı sıra ağrı ve ateş için parasetamol veya nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, balgam söktürücü ilaçlar kullanılıyor. Eğer hastanın kanında oksijen düzeyi düşerse oksijen tedavisi de öneriliyor. Genç hastalar, iyileştikten sonra 1 hafta içinde normal yaşantılarına dönebilirler. Orta yaşlı kişilerde eski sağlıklarına kavuşmaları ve kendilerini iyi hissetmeleri haftaları alabilir. Zatürre gripal infeksiyonlar sırasında veya sonrasında oluşabildiğinden grip aşısı yaptırmak zatürreden de korunmayı sağlar. Grip aşısı senede bir kez sonbahar ayında yapılır.
Kış hastalıklarından nasıl korunabilirsiniz?

Kış mevsiminde enfeksiyonlar ağır geçtiği için korunma tedbirlerine özen gösterilmesinde yarar var. Yaşlıların, çocukların, kalp, astım, diyabet gibi sağlık sorunları olan kişilere havanın çok soğuk olduğu günlerde mecbur kalmadıkça sokağa çıkmaları önerilmiyor. Giyime özen gösterilmeli, soğuktan koruyacak biçimde giyinilmesinin yanısıra aşırı terlememeye dikkat edilmelidir.

-Kış ve soğuk diye fazla enerji almak iyi olur. Ancak aşırı yağlı yemek ve az hareket, kilo almaya neden olur. Bu yüzden öğünler muntazam yenilmeli. Sabah kahvaltılarına ve enerji verecek mevsim meyve ve sebzelerine de ağırlık verilmeli.

-Soğukta özelikle hamileler mevsim hastalıklarına yakalanmamaya özen göstermeli, toplu yerlerden uzak durmalı, maske ile korunmalı. 
-Astımı olanların ilaçlarını düzenli almaları, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamaları, hava kirliliğinden, soba ve kömür etkisinden sakınmaları gerekiyor.

-Kalp hastalığı olanların çok soğukta yürümemelerini öneriyoruz
-Yüksek tansiyonu olanların da ilaçlarını titizlikle kullanmaları, direnç artsın diye diyeti bozmamaları, tuzlu yememeleri büyük önem taşıyor.

Kışa Bomba Gibi Girin
Kış mevsimi artık kendini hissettirmeye başladı. Birçoğumuz sonbaharla birlikte kendimizi yorgun hissetmeye başlarız. Oysa yazın olduğu kadar, kışın da keyfini çıkarmak tamamen elimizde. İşte size, soğuk kış günlerinde içinizi ısıtmak için bazı öneriler:

Mevsim geçişlerine dikkat
Mevsim geçişleri insanları genelde olumsuz etkiler.Vücudumuz ve zihnimiz zaman zaman pes etme aşamasına gelir. Gripten korunmak için, ilaçların yanı sıra morelinizi de yüksek tutmanın büyük önemi var. Çünkü ancak zihninizin gevşediği anda mikropların vücudunuza girme şansı azalır.

Kan dolaşımınızı destekleyin
Siz de mi kendini sabahları yorgun hissedenlerdensiniz? O zaman kan dolaşımınızı harekete geçirmenin zamanı geldi demektir! Güne sıcak suyla duş alarak başlayın ve duşunuzu soğuk suyla bitirin. En iyisi duştan önce bütün vücudunuza fırçayla masaj yapın.

İyice ter atın
Sauna bağışıklık sistemi için birebir. Saunada vücut sıcaklığı 1-2 derece artar ve ardından alınan soğuk duşun etkisiyle yeniden düşer. Böylece vücut kendini hava değişimine alıştırır ve sıcaktan soğuğa geçerken zorlanmaz. Kış aylarında en büyük sorunumuz sıcacık evlerden buz gibi soğuğa çıkmaktır. Bu ani değişimler bağışıklık sistemimizi zayıf düşürür ve vücudumuz enfeksiyonlara karşı savunmasız hale gelir. Tansiyon problemi olanlar ise, sauna yerine buhar banyosunu tercih edebilir.

Bitkilerden güç alın
Özellikle bu mevsimde bağışıklık sisteminin takviyeye ihtiyacı vardır. Bunun içinde bitkilerden faydalanabilirsiniz. Ihlamur, kuşburnu veya papatya çayı soğuk kış mevsiminde hem içinizi ısıtacak hem de sağlıklı bir kış geçirmenizi sağlayacaktır.

C vitamini takviyesi
Vücut C vitamini üretemez, ama özellikle bu vitamine grip mevsiminde ihtiyaç duyar. C vitamini, vücudu virüs ve bakterilere karşı korur, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücudun günlük C vitamini ihtiyacı 100 miligramdır. Günde 5 öğün meyve ve sebzelerle beslenirseniz, vücudunuzun ihtiyacı olan C vitaminini karşılamış olursunuz. Fakat her gün bu şekilde beslenmediğinizi göz önünde bulundurursak, C vitamini takviyesi yapmanız önem kazanıyor. Dikkat etmeniz gereken nokta, C vitamini takviyesini gün içinde birden değil, küçük miktarlar halinde yapmanız. Çünkü vücut C vitaminini kolay kolay depolayamaz. Birden yapılan C vitamini takviyesi de bu durumda pek işe yaramaz.

Stresi hayatınızdan çıkarın
Panik, huysuzluk, asabiyet ve günlük sorunlar... Tüm bunlar hem sinirlerinizi bozar hem de sizi strese sokar. Stres vücudunuzun fazla miktarda kortizon üretmesine sebep olur ve bu da bağışıklık sisteminizi zayıf kılar. Stresten kaçınarak ya da stresi en aza indirerek, bağışıklık sisteminize büyük bir iyilik yapmış olursunuz. Gün içinde kendinize zaman ayırıp dinlenmeye özen göstermelisiniz. Beş dakikalığına gözlerinizi kapatıp dinlenmeniz bile yeterli. Bu esnada derin nefes alıp vermeyi de unutmayın. Eğer fırsat bulursanız, 15 dakikalığına öğlen uykusuna bile yatabilirsiniz. Düzenli olarak spor veya en azından yürüyüş yapmayı da ihmal etmemelisiniz.

Çinko ve yeşil çayın gücü
Yeşil çayın rahatlatıcı etkisi artık herkes tarafından biliniyor. Şimdi ise rahatlatıcı etkisi olan yeni bir ikili gündemde; yeşil çay ve çinko. Bu kombinasyonun bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi bulunuyor. Yeşil çayın içerdiği bitki maddeleri organizmaları bakterilere karşı koruyor. Çinko ise vücudu soğuk algınlığına karşı koruyor ve hastalık halinde oluşan ağrıları azaltıyor. Çinko; peynir, yumurta sarısı, yulaf ezmesi, tropikal meyvelerde ve tavuk kanadında bulunuyor.

Soğuk suyun gücü
Soğuk su vücudun direncini arttırır, kan dolaşımını destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Aynı zamanda savunma sistemini güçlendiren hücrelerin üremesinide sağlar. Bu hücreler, hastalığa zemin hazırlayan virüslerin vücuda girmesini önler. Tazyikli soğuk suyu, bir ayağınızdan başlayarak, kalbinize kadar bedeninizde gezdirin. Bu soğuk duşun ardından 10-15 dk. kadar yatağınızda dinlenin. Eğer bu mevsimde soğuk duş fikri size pek cazip gelmiyorsa, bir lifi soğuk suya batırıp vücudunuza uygulayabilirsiniz

İllaki masaj
Vücuda uygulanan her türlü masaj sizi hem zihinsel olarak rahatlatır hem de konsantrasyon gücünüzü arttırır. Özellikle ayaklara uygulanan akapunktur niteliğindeki masajlar, bedeninizi dinlendirir. Elinizin baş parmağıyla, ayağınızın baş parmağının altına beş dk. kadar basınç uygulayın. Sonra elinizin baş parmağını ayak tabanınızın ortasına bastırın ve hafif dokunuşlarla ileri geri hareket ettirin. Son olarak da tüm ayağınıza masaj yapın. Bu masajları sabah ve akşam uygulayabilirsiniz.

Haydi spora
Soğuk ve karanlık kış günleri psikolojimizi büyük oranda etkiler. Bir çok insan kendini keyifsiz hisseder, sinirleri gergindir ya da içinden hiçbirşey yapmak gelmez. Sizi keyiflendirecek en güzel şey spor yapmaktır. Hayır, hayır, sporla kastımız öyle sizi zora sokacak ve yoracak sporlar değil. Aksine sizi dinlendirecek ve keyiflendirecek spor türleri. Haftada 2-3 kez 20 dk. Bisiklete binmeye veya jogging yapmaya ne dersiniz? Ya da dışarıda yapmur yağarken kapalı havuzda yüzmeye? Bu tür sporlara sadece bağışıklık sisteminizi güçlendirmekle kalmaz, vücudunuzun endorfin salgılamasını da sağlarsınız.

Nane keyiflendirir
Yorgun, halsiz ve keyifsiz misiniz? O zaman “kocakarı” ilaçlarına başvurmaya ne dersiniz? Yarım fincan kaynar süte taze veya kurutulmuş nane yaprakları ekleyin.3-5 dk. çekmesini bekleyin ve soğumadan için. Etherik yağlar veya nanin rahatlatıcı ve ferahlatıcı etkisi bulunuyor. Eğer sütü fazla sevmiyorsanız, nane yapraklarını koyu çaya da ekleyebilirsiniz. Nane yapraklarını en fazla 3 dk. Çayın içinde bırakın
Gripten korunun
Soğuk algınlığının ya da gribal bir enfeksiyonunun yanı sıra, virüsle bulaşan grip tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Bu tür gripten korunmanın en iyi yolu aşı olmaktır. Aşınızı her sene tekrarlamanızda fayda var. Uzmanlar, özellikle 60 yaşın üzerindeki kişilerin mutlaka grip aşısı olmaları gerektiğini belirtiyor. Eğer sürekli olarak insanlarla bir arada olduğunuz bir işte çalışıyorsanız veya kronik bir hastalığınız varsa, aşı olmayı kesinlikle ihmal etmemelisiniz.

Keyfi koklayın
Güzel kokular her zaman insanı keyiflendirir. Eğer soğuk kış günlerinde ve gecelerinde kendinizi keyifsiz hissederseni, etherik yağlara başvurabilirsiniz. Özellikle limon, bergamot, nane ve biberiye kokuları ideal. Bu konuda kokulu mumları yada koku lambalarını tercih edebilirsiniz. Koku lambalarının alt kısmında mum bulunuyor, üstüne ise etherik yağ damlatıyorsunuz ve ısının etkisiyle etherik yağın kokusu tüm odanızı mis gibi kokutuyor. Yağların etkisi güçlüdür., bu nedenle koku lambalarını yatmadan önce söndürün.

Sinirlerinizi güçlendirin
Stres ve sorunlar, sinirlerin en büyük düşmanıdır. Adeta vücudun besin maddelerini çalar ve organizmanın zayıf düşmesine sebep olurlar. Stresten kurtulmanın en etkili yolu da B vitaminidir. B vitamini sinirlere iyi gelir ve fındık,et, yeşil sebze, patates ve muzda bulunur. Kendinizi çok sinirli hissettiğiniz anlarda bir avuç yer fıstığı ya da ceviz yiyin. Sinirleriniz gevşer.

Kırmızı burunlara son
Kış mevsiminde alışılmış bir manzaradır tıkalı ve kırmızı burunlar. Bundan nefes almak zorlaşır ve ağızdan nefes aldığında boğaz kurur ve bununla birlikte ağrı başlar. Burun damlaları sık kullanıldığında, bir süre sonra mukoza zarına zarar vermeye başlar. Bu durumda doğal, deniz suyundan yapılmış spreyleri tercih edebilirsiniz. Tuzlu su tıkalı ve kuru olan burnu nemlendirir ve zarar görmüş mukozanın kendini yenilemesini sağlar.

Uykunuza özen gösterin
İyi bir uyku, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için çok önemli. Çünkü organizma gece boyunca kendini yeniler ve yeni gün için güç toplar. Zinde bir gün geçirmek için en az 6, en fazla 8 saat uyumanız gerekir. Eğer uykuyla ilgili probleminiz varsa, kendiniz için bir şeyler yapabilirsiniz. Yatmadan önce küveti ılık suyla doldurun ve içinde dinlenin ya da bir bardak sıcak sütün içine bir miktar bal ekleyin ve için. Akşamları da hafif birşeyler yemeğe özen gösterin.

Eldiven ve şapkayı unutmayın
Vücudumuzun en hassas organlarından bir başımızdır. Soğuk havalarda şapkasız dışarı çıkanların çoğu, soğuk algınlığına davetiye çıkarır. Vücut ısısı düştüğü anda damarlarda meydana gelir ve eller, ayaklar üşümeye başlar. Ayaklar üşümeye başladığı zaman, sinir refleksleri aracılığıyla boğaz kurumaya başlar ve dolayısıyla vücuda, hastalığa neden olan virüsler girer.

Ruhunuzu neşelendiren gıdalar
Çikolata hayatımızın asla vazgeçemeyeceğimiz bir parçasıdır. Özellikle kışın çikolataya karşı duyduğumuz istek daha da artar. Çünkü çikolatanın içerdiği tatlı maddeler mutluluk hormonu olan seratoninin salgılanmasını saplar. Özellikle kara kış günlerinde ve gecelerinde keyiflenmeye ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, çikolataya karşı duyduğumuz isteği bastırmak daha da zorlaşır.

Işık ve renkten kaçmayın
Kış mevsiminde genelde hüzünlü oluruz. Hatta bazı insanlar deprasyona girer veya çoğu zaman keyifsizdir. Bunun en büyük nedeni ise kısıtlı gün ışığıdır. Böyle zamanlarda da vücut, keyifsiz olmamıza neden olan melatonin hormonunu daha çok üretmeye başlar. Bundan kaçınmak için ışık ve renk takviyesi yapmanızda fayda var. Akşamları mum ışığında oturmak yerine aydınlık ışıkta oturmayı tercih edin. Bulunduğunuz mekanda sarı ve kırmızı gibi güçlü renklerin hakim olmasına ve renkli kıyafetler giymeye özen gösterin.

Lahana metodunu uygulayın
Dışarısı dondurucu soğuk, iç mekanlar ise bunaltıcı sıcak. Kış mevsiminde maalesef genelde problem yaşarız. Bu ani değişimler de bağışıklık sistemimizi zayıf düşürür ve enfeksiyonlara zemin hazırlar. Bu durumda en iyisi lahana metodunu uygulamaktır. Havanın soğukluğuna göre kat kat giyinin ve ısınmaya başladığınız anda üzerinizdeki fazlalıkları çıkarın. Özellikle çocuklara dikkat etmelisiniz. Çünkü anaokulları genellikle çok sıcaktır ve çocuklar oyun oynarken kan ter içinde kalabilirler.

Klimalara dikkat
Şimdi cildinize özel bir bakım uygulamanız gereken bir dönemdesiniz. Soğuk kış günlerinde cildin, yaza oranla daha hassas bir bakıma ve daha çok korunmaya ihtiyacı var. Rüzgar ve soğuktan korunmak için, yüzünüze düzenli olarak krem sürmelisiniz. En ideali su ve yağ içerikli, fazla nemlendirici özelliği bulunmayan kremlerdir. Bunun sebebi ise; nemlendirici özelliği bulunan kremlerin aşırı soğukta cildi dondurabilme tehlikesidir.


Kaynak:http://ramos34.blogcu.com/kis-hastaliklari-ve-korunma-yollari-1/2468145


Etiketler: adana - mersin - maraş - dur - gitme - bekle - kardeş - israil - mısır - ürdün - arabistan - iran - sisi - mursi - din - iman - islam - istabul - ankara - antalya - mekke - medine - zalim - zulüm -
Kaynak: hh

Diğer İNSAN ve SAĞLIK haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.