Bugün: 12.12.2017

Çocukları Sünnet Ettirmek Çocuk İstismarıdır!.

Çocukları Sünnet Ettirmek Çocuk İstismarıdır!.
Araştırma Habercilik Denince Akla Hakimiyet Haber Gelir. Hakimiyet Haber kendisi Tek kelime İlave Etmeden Araştırdı.10.10.2016 00:00

*** SÜNNET ÇOCUK İSTİSMARIDIR ***

Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını şöyle tanımlar: “Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek uygulanan tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir.”


Sünnet, binlerce yıllık ilkel bir gelenektir. Bu geleneğin kurucuları, kızların klitorisini de kesip atmıştır; Sünnet töresinin kadınların boynuna halkalar takma, kulak memesini oyup ucuna ağırlıklar takarak uzatma gibi geleneklerden hiçbir farkı yoktur. Kimi kabileler, binlerce jilet darbesiyle erkek çocuklarının vücuduna balık sırtı deseni veriyor ve bu vahşete dayanan, enfeksiyon kapmadan yaşamayı beceren çocuklar, “erkekliğe adım atmış” oluyor. Bizde de sünnetle erkekliğe adım atılması bunun başka bir versiyonudur. Kanla, acıyla “erkek olmak”, ileride, karısının suratından kan getirerek erkekliğini ispat etmeye yol açar. Sonra da aile içi şiddetten şikayet etmeye hakkınız kalmaz.


Kaldı ki, çocukların sünnet edilmesi, insan haklarına aykırıdır. Bu çocuklar, karar verebilecek çağda değildir. Onların bir organına dönüşü olmayan bu müdahalenin sonuçlarına çocuk kendi katlanacaktır.


Yanlış bir müdahalede penis ucu, idrar deliği yırtılabilir, hasar görebilir, çocukta korkuyla psikolojik bozukluklar ortaya çıkabilir, enfeksiyon kapabilir. Herşey yolunda gitse de bu çocuk, yukarıda bahsettiğim, birden çok işlevi olan bu deriden mahrum kalacak ve sünnetin ona götürdüklerini, cinsel olgunluğa eriştikten sonra işlevlerini hiç hissedemeyeceği için, bilemeyecektir. Unutmayın ki, çocukları her şeye ikna edebilirsiniz.


Bugün iğrenerek baktığımız kız sünnetini uygulayan toplumlarda, kızlar buna ikna edilir ve bizzat sünnetli anneleri ikna eder, kızını doktorun eline emanet eder. Bir çocuğu 5 yaşındayken rejim militanına da dönüştürebilirsiniz, 60 yaşındaki bir adamla ilişkiye girmeye de ikna edebilirsiniz.


Çocuklar yeterli olgunlukta olmadığı için, bu ilişki tecavüzdür, çocuk istismarıdır. Çocuklar karar verecek yaşta olmamasına rağmen onların organlarının bir parçasını kesmek, onların karar verememe yeteneğini istismar etmektir.


Ne yazık ki çocuklar bunun gerekliliğine de şartlanmaktadır. Bugün sünneti savunan insanların hemen hepsi, çocukluktan gelen bu şartlanmışlıkla sünnetin yararlarını kanıtlamaya çalışmakta, bu vahşeti görmemekte, hatta bunun vahşet olduğunu söyleyenlere saldırmaktadır.


Çocukları, okuyup, araştırıp, vücudunun başına gelecek şeyleri karar verecek yaşa gelene kadar rahat bırakın. Sonra isteyen istediğini yapar. “Çocuk benim değil mi” sorusu burada geçerliliğini yitirmektedir; Erkek sünnetinin bir üst seviyesi kız çocuklarının sünnetidir. Erkek çocuğunun da, kız çocuğunun da herhangi bir organından parça koparmak, ailelerin dahi hakkı olmayan bir şeydir.


Profesör Doktor Cemil Topuzlu’nun 30 Kasım 1934 yılında Türkiye Tıp Encümeni’ne okuduğu bildiri.

''Herkes kendi dininde serbesttir. Ancak kendisini müdafaadan aciz ve hiçbir şeyden haberi olmayan birtakım küçük çocukları yakalayıp aldatarak, din uğrunda mühim bir uzvundan mahrum ve bazen de sakat [bırakıp] günlerce, aylarca ıstıraplara ve ölüm tehlikelerine bile maruz bırakmak doğru mudur? On sekiz yaşını geçtikten sonra arzu eden bir erkek sünnet edilmesini isteyebilir; ve sünnet olsun buna hiçbir itirazım yok. Ancak masum çocuklara din perdesi altında ıstırap çektirmemeli. On sekiz yaşına kadar hiçbir çocuğa sünnet ameliyesi yapılmasına müsaade etmemeli.


Sünnet olan çocuklar günlerce yaraları kapanmayarak ıstırap çekenlere, sakat kalanlara, hatta ölenlere bile tesadüf olunuyor. Hele sünnetten sonra sinir hastalıklarına tutulan çocuklar pek çoktur. Bu gibi hastalıklar ekseriya biçare yavrunun şiddetli heyecan geçirmesinden ve pek çok korkmasından ileri geliyor.


Din için yapılan şu sünnet ameliyesinin asla faydası olmayıp, bilakis kötülüğü ve tehlikesi aşikâr bulunduğunu tasdik edeceğinizden şüphem yoktur.''

 

Sünnet Edilen Deri (Üst Deri) Nedir?

 

Doğum sonrasında genellikle sünnet derisi penise yapışık haldedir. Daha sonra kendiliğinden ayrılır. Bebeğe bez bağlandığı bu dönemdeki işlevi , penisi tahrişten ve yaralanmalardan korumaktır. Hayat boyunca da penis başını yumuşak ve nemli tutarak travma ve yaralanmalardan korur.

 

Üst derinin evrimsel süreçte genital organların korunması açısından çok önemli bir rolü olduğu görülmektedir. Çünkü bu deri ve içerisinde bulunan hücreler sayesinde koruma, uyaranlara tepki verme ve çok amaçlı bir yapı sağlanabilmektedir. Dişilerde birinci tip sünnet ile alınan yapı klitorisi korurken, erkeklerde bu yapı penis başını korumaktadır. Sadece bu özellikleriyle bir üst deri insan cinsel anatomisinin başlıca unsurlarından biridir.

 

Ön derinin penis gövdesine tutunduğu yer ise frenulum denen, ince şeritli bir yapıdır. Bu yapı, dilin çeneye tutunduğu yapıyla özdeştir. Frenulum sayesinde ön derinin hareketleri daha kontrollü ve yumuşak olmaktadır. Bütün vücut deliklerini çevreleyen mukoz zarlar, vücudun ilk savunma duvarıdır. Üst derideki bezler, lizozim gibi antibakteriyel ve antiviralleri üretirler. Lizozim aynı zamanda göz yaşlarında ve anne sütünde de bulunur. Özelleşmiş epitelyal Langerhans hücreleri, bağışıklık sisteminin bir parçası olarak, üst derinin dış yüzeyinde bolca bulunurlar. Üst derinin mukozal kaplamasında bulunan plazma hücreleri, enfeksiyona karşı mücadele eden antikorlarları, yani immunoglobinleri salgılarlar.  Sünnet derisindeki mukoza ve frenulum gibi belirli bölgeler; özellikle hassas dokulardan oluşmuştur ve cinsel zevke katkıda bulunurlar. Buradaki özelleşmiş sinir uçları, cinsel zevki ve kontrolü arttırır.

 

Sertleşmiş halinde penisin üst deri içinde hareket edebileceği geniş bir alan vardır. Penis bu alan içerisinde hareket edebilir, ve tahriş olmaktan, yapay kayganlaştırıcılara duyulan ihtiyaçtan kurtulur. Penis başı ve üst-deri doğal olarak birbirlerini uyarırlar. Warren ve Bigelow, penis üst-derisinin cinsel ilişki sırasındaki görevlerinden bazılarını açıklamışlardır.

 

Ayrıca Goldman, bebeklerin acıyı yetişkinlere göre daha fazla hissettiğini kanıtlamıştır. Buna göre erkekliğini acıyla kanıtlayan çocukların, şiddete daha fazla meyilli olduğu, cinsiyetçi tavra yatkın olduğu gözlemlenmiştir.  Bu araştırmacılar yaptıkları çalışmalarda sünnetli çocuğun annesine karşı tavrının değiştiğini, uyku düzeninin bozulduğunu, ve acı verici etkilere karşı aşırı şekilde tepki göstermeye başladığını tespit ettiler.

 

Doktorlar, sünnet için bireyin kendi kararlarını verebileceği yaşa kadar beklenmesini uygun görmektedir. Avrupa Konseyi bu yaşa en az 14 demektedir.

 

KAYNAKÇA

 

M. F. Campbell, "The Male Genital Tract and the Female Urethra," in Urology, eds. M. F. Campbell and J. H. Harrison, vol. 2, 3rd ed. (Philadelphia: W. B. Saunders, 1970), 1836.

 

A. Ahmed and A. W. Jones, "Apocrine Cystadenoma: A Report of Two Cases Occurring on the Prepuce," British Journal of Dermatology 81 (1969): 899-901.

 

G. N. Weiss et al., "The Distribution and Density of Langerhans Cells in the Human Prepuce: Site of a Diminished Immune Response?" Israel Journal of Medical Sciences 29 (1993): 42-43.

 

Profesör Doktor Cemil Topuzlu

 

P. J. Flower et al., "An Immunopathologic Study of the Bovine Prepuce," Veterinary Pathology 20 (1983):189-202.

 

G. T. Klauber and J. Boyle, "Preputial Skin-Bridging: Complication of Circumcision," Urology 3 (1974): 722-723.

 

Paul M. Fleiss, MD, Mothering (Annelik), The Magazine of Natural Family Living, Kış 1997, s. 36--45.

 

Goldman , Sünnet: Gizli Travma (1997) kitabı ve Sünnetin Psikolojik Sonuçları (1999)

 

Gary L. Harryman 14 Şubat 1999: http://www.cirp.org/pages/parents/lostlist.html

 

Sercan Ceyhan - http://www.sercanceyhan.com/2016/08/sunnet-cocuk-istismardr.html

 

ÇMB (Evrim Ağacı) - http://evrimagaci.org/makale/330/

 

https://sunnetinzararlari.wordpress.com/tag/kac-yasinda-sunnet/

 

http://t24.com.tr/haber/sunnet-insan-haklari-sorunu,240973


Etiketler: adana - mersin - maraş - dur - gitme - bekle - kardeş - israil - mısır - ürdün - arabistan - iran - sisi - mursi - din - iman - islam - istabul - ankara - antalya - mekke - medine - zalim - zulüm -
Kaynak: hh

Diğer İNSAN ve SAĞLIK haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.